Türkiye Cumhuriyeti

Brüksel Büyükelçiliği

Büyükelçinin Mesajı

 

Ocak 2013

 

 

Belçika Türk Toplumunun Değerli Mensupları,

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Belçika Krallığı nezdindeki Büyükelçisi olarak görevime başlamış bulunuyorum.  

Bu görevi, Türk ve Belçika toplumları arasında, seleflerimin de katkılarıyla inşa edilen karşılıklı dostluk, anlayış ve işbirliğinin daha da geliştirilmesinin yanısıra, ülkemiz ile Belçika arasındaki başta siyasi ve ekonomik olmak üzere ticari, sosyal ve kültürel ilişkilerin, hak ettiği düzeye taşınması hedefiyle devralmaktayım.

Belçika ile 1848 yılından bu yana kesintisiz devam eden ilişkilerimizin, karşılıklı yarar anlayışı içinde, gerek Türkiye, gerek burada yaşayan sizler açısından geliştirilmesi amacıyla elimden gelen her türlü hizmeti yapmayı görev addediyorum.  

Belçika toplumsal yaşamına önemli katkılar yapan Türklerin sayısının 220 bini geçtiği ve her yıl çok sayıda Belçikalının Türkiye’yi ziyaret ettiği bu dönemde, çağdaş dünyanın ortak değerlerini savunan iki müttefik ülke olarak,  ilişkilerin geleceğine güvenle bakmamıza imkan veren şartların mevcut olduğuna inanıyorum.

Önümüzdeki dönemde Belçika’yla ilişkilerimizi, ülkemizin ve bulunduğunuz Belçika’nın ortak menfaatleri doğrultusunda geliştirmek amacıyla Büyükelçiliğimizin sarfedeceği gayretlere en büyük desteğin, yine siz vatandaşlarımızdan, soydaşlarımızdan ve buradaki sivil toplum kuruluşlarından geleceğine inanıyorum.

Aydınlık geleceğimizi, birlik ve dayanışma ruhunu gurbetin kimi zaman çetin şartlarında daha da özümsemiş bulunan sizler sayesinde, dost Türk ve Belçika toplumlarının ortak gayretleriyle inşa edeceğimize olan güvenim tamdır.

 

Değerli Vatandaşlarım,

 

Göreve başlamamdan bu yana geçen çok kısa süre içerisinde edindiğim ilk izlenimlerden biri; bu ülkede yaşayan siz değerli vatandaşlarımızın pek çok alanda memnuniyet ve gurur verici bir düzeye ulaşmış olduğunuzdur.  Belçikalı yetkililerce de uyum ve katkı konusunda “örnek toplumlardan biri” olarak ifade edilen bu tespit, kıvanç verici olduğu kadar, 2013’de ve önümüzdeki yıllarda  karşılıklı ilişkileri daha da geliştirmek için elbirliğiyle yapacağımız çalışmalar bakımından önem taşımaktadır.  

Yine bu çerçevede; ilişkilerimizin mevcut durumunu yansıtan sayısal veriler, Belçika Veliaht Prensi Philippe’in beraberinde yaklaşık 400 kişilik bir heyetle, 2012 yılı sonunda ülkemize gerçekleştirdiği önemli ziyaret ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi yönünde atılan ciddi adımlar, iki ülke arasındaki muazzam ekonomik potansiyeli yeni işbirliği alanları inşa ederek en üst seviyeye çıkarmak yolunda bizi cesaretlendirmektedir. Türkiye'de 500 civarında Belçika firması faaliyet göstermektedir. Son iki yılda, dünyada ve Avrupa’da ekonomik krizin etkileri geniş biçimde yaşanırken, 2011 yılında Türkiye-Belçika ticaret hacmi, yaklaşık %15 artışla 7,8 milyar Euro seviyesine yükselmiş;  2012 yılı ilk 10 aylık rakamlarına göre 5,75 milyar Euro olarak gerçekleşmiştir. Yine 2012’nin ilk 11 ayı içerisinde Belçika’dan  Türkiye’ye 37 milyon dolar tutarında doğrudan yatırım yapılmıştır.

 

Bilindiği üzere, 2014 yılı, iki ülke arasında imzalanan İkili İşgücü Anlaşması’nın 50. yıl dönümü olması münasebetiyle Türkiye-Belçika ilişkileri için tarihî bir önem taşımaktadır.

Göç’ün 50. yılında mevcut başarılarla yetinmeyerek, bu dönemi daha büyük toplumsal hedeflere ulaşmak için bir fırsat olarak görmeliyiz. Belçika’da ekonomi, siyaset, bilim, sanat ve diğer alanlarda edinilen deneyim ve başarıların, gençlerimiz tarafından da sürdürülmesi ve katlanarak artması; çocuklarımızın bizlerden daha iyi eğitim almaları ve Belçika toplumunun bireyleri olarak ülkenin yönetimine katılmaları öncelikli hedeflerimiz arasında yer almalıdır.

İnsanımız bu ülkede kalıcı olduğuna göre, gelenek ve göreneklerimizi koruyarak ancak Belçika’nın toplumsal ve kültürel dokusuyla uyum içinde, ortak demokratik değerler etrafında buluşmak suretiyle bu gelişme bilincini ve milli hedeflerimizi sürekli canlı tutmamız gerektiği kanaatindeyim.

Toplumumuzun anavatanları ile bağlarını koruyarak, karşılıklı anlayış ve uzlaşmaya dayanan toplumsal kimliğimize uygun şekilde öncelikle kendi içimizde gerçekleştireceğimiz dayanışma ve çalışmaların, toplumumuzun Belçika toplumu içindeki konumunu da çok daha güçlü kılacağına inanıyorum.

Bu bağlamda; aramızdaki olası görüş farklılıklarını bir yana bırakarak, temel müştereklerde sergilenecek birlik ve beraberliğin sağlayacağı gücün bilinciyle hareket etmeliyiz. Toplum olarak ve sivil toplum kuruluşlarımızca, bu ülkede hiç kimseyi ötekileştirmeden, her kesimi kucaklama amacına yönelik faaliyetlere ağırlık verilmesinde yarar görmekteyim.

Bu ortak hedefler doğrultusunda ilerleyebilmek için, vatandaşlarımızın toplumumuz içerisinde huzursuzluk çıkarmak isteyebilecek mihraklara karşı bilinçli olmaları ve inancı, kökeni ve siyasi görüşü her ne olursa olsun, dayanışma içerisinde hareket etmeleri önem arzetmektedir. Esasen milletimizin sahip olduğu milli ve manevi hasletler de, bu anlayışla hareket etmemizi gerektirmektedir.

Ben ve çalışma arkadaşlarım, sizlerden alacağımız kuvvetle, Türk-Belçika toplumunun güvenli ve huzurlu bir gelecek inşa etmeleri yönünde özenle ve inançla mesai yürütecektir. Büyükelçiliğimiz ve Başkonsolosluklarımız, sizler için her zaman sorunlarınızın dikkatle dinlenerek, çözüme kavuşturulacağı ve beklentilerinizin imkanlar ölçüsünde karşılanacağı sıcak birer yuva olacaktır.

Bu yöndeki gayretlerimiz bağlamında, Büyükelçiliğimizin kapısının sizlere daima açık olduğunu ve ihtiyaç duyacağınız her tür desteği sağlamak için samimi bir çaba içinde olacağımızı, şahsım ve mesai arkadaşlarım adına bir kez daha vurgulamak isterim.

Bizden esirgemeyeceğinizden emin olduğum çok değerli katkılarınız ve desteğiniz için şahsım ve Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği adına peşin teşekkürlerimi sunuyor, bu vesileyle 2013 yılının sizlere ve ailelerinize sağlık, huzur ve esenlikler getirmesini diliyorum.

 

 

 

M. Hakan OLCAY

Büyükelçi